E-Bülten Aboneliği
KAMU İNŞAAT SEKTÖRÜNDEKİ PROBLEMLERİN TESPİT VE ÇÖZÜMLERİ
Bilindiği üzere 2005 yılında İl Özel İdaresi Kanunun kabulüne müteakip, İl Özel İdaresinin yetkisi artırılarak, Yatırımların merkezden değil yerelden yönetilmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü lağvedilerek personel ve araçları İl Özel İdaresine devredilmiştir.
Söz konusu kanun gereği, daha önce mücavir alan dışındaki plan yapma yetkisi Bayındırlık ve İskan Müdürlüklerinde iken, bu yetki ile İl Özel İdaresine devredilmiştir. Ayrıca TBMM genel kurluna önümüzdeki günlerde sevk edilecek kanun gereği Afet İşleri Genel Müdürlüğü lağvedilecektir. Böylece Bayındırlık ve İskan Müdürlüklerindeki İmar ve Afet Şubesinin personeli de tamamen yeni kurulacak yapı içinde yer alacağından Bayındırlık ve İskan Müdürlüklerine sadece inşaat kontrolü yetkisi kalmaktadır.
Ancak 5018 sayılı kanunda son yapılan değişiklik gereği Harcama Yetkisi İl Müdürlüklerine ya da İl Özel İdare Müdürlüklerine devredildiğinden inşaat yapım sürecine çok başlılık, adaletsizlik ve kargaşa ortaya çıkmaktadır. Esasen yukarıda bahsedilen İl Özel İdaresi Kanunu kapsamasında, Bayındırlık ve İskan Müdürlüklerinin de lağvedilip İl Özel İdarelerinde, Büyükşehirlerde İnşaat Daire Başkanlıklarına, küçük şehirlerde İnşaat Müdürlüklerine dönüştürülmesi planlanıyordu. Ancak sürecin aksaması, Bayındırlık ve İskan Müdürlüklerinin işlevine devam etmesi sonucu, bir çok İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği, özellikle büyük şehirlerde kendi inşaat dairelerini oluşturmuştur; küçük şehirlerde ise inşaat denetimi yine Bayındırlık ve İskan Müdürlükleri üzerinden yürütülmektedir.
Bu ise uygulamada kaos ve kargaşa getirmektedir.
Bilindiği üzere Sağlık Bakanlığı, büyük bir başarı göstererek tüm mukavemete rağmen, Sağlık kuruluşları ve hastaneleri tek çatı altında birleştirilmiş, kuyrukların artacağı, hizmetlerin aksayacağına dair antitezlere rağmen uygulamalarda ve sahada bu birlikteliğin ne kadar yararlı olduğunu kanıtlamıştır.
Şu an Türkiye de kamu inşaat denetiminde çok başlıklı yaşanmaktadır. Daha önceleri inşaat sektörü haksız zenginleşmenin ve gücün sembolü haline geldiğinden koalisyon hükümetleri döneminde pastanın paylaşımı hedeflenerek, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının inşaat denetim ve yetkileri alınarak Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı (Emniyet Genel Müdürlüğü) ve benzeri bir çok kuruluşun müstakil olarak kendi inşaatlarını yapmalarına imkan tanınmıştır.Geçmiş bazı hükümetlerin bir politikası da; bu haksız zenginleşmeyi sürdürmek için gerekli mekanizmayı temin etmek amacı ile kamuda teknik eleman ücretlerinin düşürülüp ehliyetli teknik personelin kamu dışına itilmesi ve kalan yetersiz personel ve düşük maaş politikası ile kamu kaynaklarını daha rahat sömürülmesidir.
Bununla ilgili üç çözüm önerilebilir:
1-) Afet İşleri Genel Müdürlüğünün lağvedilmesi ve İl Özel İdaresi Kanunun gereği imar yetkilerinin bu kuruma devredilmesinde sonra, Bayındırlık ve İskan Müdürlükleri sadece Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün birimi haline gelmiştir. Dolayısı ile mevcut yapı kullanılarak diğer tüm kurumların (Üniversiteler dahil) inşaat daireleri lağvedilerek bu kurumda birleştirilebilir. Bu müdürlüklerin adları Yapı İşleri Müdürlüğü şeklinde değiştirilip, diğer kurumlardan gelecek ehliyetli ve yetenekli elemanları bu kurumda toplanıp diğer özel idarelere devredilebilir. Kurulacak bu yeni kurumlar, yeni inşaatları yaparken , onarım işlerinin yapımı il özel idaresine devredilebilir. Yeni kurulacak kurum elemanları, hizmet içi eğitime tabi tutularak denetimde tek düzenlik temin edilebilir. Ayrıca yeni başlayan malzeme denetimi ve gözetimi üzerinde durularak malzemelerde TSE ve CE standartların teminin sağlaması da gerekmektedir.
2-) Eğer bu kurumlarda yapısıyla müdahale edilmeyecekse, belirlenecek 25 ve 26 ilde süratle bölge müdürlükleri kurulmalı, geriye kalan il müdürlükleri lağvedilerek personeli İle Özel İdarelerine devredilmelidir. Zira bir çok Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü artık işlevsiz hale gelmiştir. Bayındırlık ve İskan Müdürlüklerinde teknik şube müdürleri ve müdür yardımcıları mühendislerin yapmış oldukları işler ile ilgili denetleyici pozisyonda görev yapmaktadırlar. Bunların birçoğunun eğitim düzeyinin ön lisans olması (tekniker) ve birçoğunun mühendislik diplomalarını mühendislik formasyonu görmeden almaları sebebiyle ön lisans eğitimi ile şube müdürü ve müdür yardımcısı olan bir kişinin mühendisleri denetlemesi gibi bilim ve teknikten uzak bir yaklaşım olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durumda atama ve görevde yükselme yönetmeliklerinde ivedilikle değişiklik yapılması suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.
3-) Üçüncü alternatif ise , mevcut olan TOKİ çerçevesinde yine bu kurumların birleştirilmesidir. Ankara TOKİ merkez olmak üzere 25 veya 26 ilde taşra teşkilatı kurulup yeni personel alındıktan sonra tüm inşaat yetkileri bu kurumca üstlenmelidir.Yeni kurulan kurum içerisinde yapılandırma, hem daha kolay hem de daha güvenlidir.Teknik personelin Valiliklerden bağımsız çalışması ve sosyal hak ve maaşlarının arttırılması da esasen bir çok yanlışın üstesinden gelinmesine sebebiyet verecektir.İnşaat denetimi yapan kurumların birleştirilmesi ve artık atıl hale gelen Bayındırlık ve İskan Müdürlüklerin lağvedilmesi ya da ıslah edilmesi artık mutlaka ve mutlaka yapılması şart olan bir durum haline gelmiştir. Zira bu kurumlar yetersiz personel, araç, gereç düşük itibar sebebi ile adeta devletin sırtında bir kambur halinde durmaktadır.Bu temin edilmediği takdirde, kangren olan yaranın vücuda yaptığı etki gibi, kamuda büyük sıkıntılar oluşturacaktır ve oluşturmaktadır.Yeni bir ihtisas kurumu kurulursa ve tüm inşaat daireleri bir çatı altında birleştirilirse, sağlık, üniversite, okul ve diğer inşaatlar için ayrı ihtisas olan birimler proje üzerinde çalıştırılırsa, bu ihtisas yapılarının daha kullanışlı olarak yapılması sağlanacaktır. Bu gün hala birçok kurum, tip Proje kullanmakta yetersiz proje bürolarının çizdikleri projeleri uygulamakta, bu ise daha yeni yapıların, eskimeden ekonomik süreçlerinin doldurulmalarına sebep olmaktadır. Bu kapsamda, Üniversite Yapıları için ayrı bir birim, Hastane Yapıları için ayrı bir birim, Milli Eğitim Yapıları( Okular) için ayrı bir birim, Gençlik ve Spor Tesisleri için ayrı birimler oluşturarak bu ihtisas yapılarının projelendirilmelerinin en iyi şekilde yapılması temin edilebilir. Bu birimlerin uzman mühendislerden oluşturulma kaydı ile kurulması gerekmektedir.Ülkenin sağlıklı kalkınmasının temini için, kamu inşaat sektöründe acilen yeni bir düzenleme yapılması gerekmektedir.Bilgilerinize arz ederim.
ÖMER ÇINAR
İNŞAAT MÜHENDİSİ
ENERJİ, ALTYAPI VE İNŞAAT
Monday, 09 November 2009